Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler
Ortadoğu’da büyük bir değişim sürecinden geçiyoruz.
İrfan Burulday
26.06.2014 | 12:44
Makaleyi Paylaş
Ortadoğu’da büyük bir değişim sürecinden geçiyoruz. Daha doğrusu jeopolitik bir deprem yaşanıyor. Şüphesiz depremin yaşandığı fay hattı Ortadoğu’nun en dinamik toplumu ve tek devletsiz ulusu olan Kürd/Kürdistan’ın hemzemini ve coğrafik havzasından geçiyor. Kürdistan coğrafyasında yaşanan bu politik dalgalanma yeni bir harita çizimini de beraberinde getiriyor.

1989-1991 yılları arasında Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle bağımsızlığını kazanan yeni ulus devletler, Balkanlar’da yaşanan gelişmeler ve sonrası şekillenen irili ufaklı siyasal yönetimler, ABD’nin Irak’a müdahalesi ve federasyon eksenli bir Kürdistan hükümetinin kurulması, Afrika ülkesi olan Sudan’ın ikiye bölünmesi, “Arap Baharı”yla başlayan toplumsal ayaklanmalar, Suriye savaşı ve Güneybatı Kürdistan’da “Kanton” bölgelerin oluşması gibi onlarca olay yaşandı. Kuşkusuz tüm bu gelişmeler şöyle ya da böyle Kürdleri de etkisi altına almış ve yeni bir politik şekillenme duygusu oluşturmuştur. Bölge devletleri tarafından işgal edilen ve siyasi varlıklarına son verilen Kürdler, termometresi yüksek bu koca coğrafyada yaşanan bu politik dalgalanmanın merkezinde oldular.
Gelinen nokta dikkate alındığında Kürdler yeni ‘jeokimlik ve jeoekonomik’ parametreler üzerinden kendi devletlerini kurma şansı elde etme imkânına sahipler. O halde bu değişimin Kürdistan coğrafyasında daha etkili bir şekilde sürdüğü söylenebilir.

Bağımsız bir devlet olmanın neredeyse tüm araçlarına sahip olan Kürdler dış politika, ekonomi, siyaset gibi dinamik unsurları ulusal düşünce anlayışıyla bütünleştirip, alternatif oluşturabilirlerse bir müddet sonra istedikleri sonuca ulaşabilirler. Ama eğer sözkonusu bu dinamikleri kendi ulusal-milli düşüncesiyle aynı paralelde sürdüremez ise, başta Güney Kürdistan olmak üzere diğer parça Kürdistan’ı büyük bir deprem bekliyor diyebiliriz.

Dolayısıyla Kürdistan toplumundaki psikolojik değişimi, sosyal değişimi ve uluslararası ekonomik gelişmelere karşı çok boyutlu bir arka plan oluşturma zorunluluğuna sahip bir bilinç geliştirilmek zorunludur. Zira Kürdler devletleşmeden Ortadoğu’da ve özelliklede Kürdistan coğrafyasında sular kaynamaya devam edecek ya da depremin artçıları devam sürecek gibi. Bu blokajın kaldırılması Kürdlerin çabaları ve uluslar arası güçlerle kurdukları ilişki ağı kaldırabilir.

Ortadoğu’da Kürdistan coğrafyasını da içine alan jeopolitik bazı gelişmelerin yaşandığını söylemiştik. Öyle görünüyor ki, bu gelişmeleri belirleyen güçler açısından, Kürtlerin oluşan bu jeopolitik dalgalanmada nasıl ve ne şekilde politik bir yelpaze oluşturacağıdır.

Bugün gelinen nokta dikkate alındığında, Kürdistan meselesinin salt düzeyde bir etnik-kültürel kimlik, ekonomik alanda geri bırakılmışlık ve basit bir fay hattı kırığı şeklinde görünmediği kanaati oluşmuş görünüyor.

Özellikle Suriye, Ukrayna ve sonrası Irak’ta yaşanan ön şok gelişmeler, Kürdlerin aynı anda devletsiz bir ulus olarak varlıklarını sürdüremeyecekleri gerçekliğini bir kez daha gündeme taşımış oldu. Ortadoğu’da eko-politik ve jeopolitik dengeleri de belirleyecek olan bu durum, kuşkusuz Kürdler açısından önemli bazı gelişmelere de işaret eder. Bunun en önemlisi sahibi oldukları doğal ve ekonomik kaynaklar konusunda söz hakkına sahip olmaları ve birkaç yüzyıldır yaşanan ulusal krizin bağımsız bir Kürdistan devletiyle son bulması.

Gerek yerel-bölgesel ve gerekse de küresel güçlerce bu konuya sıcak bakıldığı söylenebilir. Hatta bağımsızlık ilanının bölgesel anlamda siyasal istikrasızlığa ciddi bir çözüm olabileceği yönünde açıklamalar da yapılmıyor değil. Nitekim bu durumda Kürdler, yakın gelecekte Kürdistan coğrafyasında kaybettikleri belirleyici rolü yeniden elde etmiş olacaklar ve kendi ulusal mücadelelerine daha pragmatik bir tavır sergileyebilecekler.

Son birkaç haftadır yerel ve uluslararası basında sıkça öne çıkan konulardan biri de Kürdistan coğrafyasında yaşanan krizin kabaca bir devletsizlik olduğu yönündedir. IŞİD’ın Musul’u ele geçirmesi ve sonrası Kürdistan ordusunun Kerkük’e yerleşmesi bağımsızlık pozisyonuna ayrı bir önemlilik atfetmiştir.

Güney Kürdistan hükümeti bu konuda iki önemli dinamiğe ulusal bir aksiyom kazandırmıştır; enerji jeopolitiği çerçevesinde bölgesel ve küresel güçlerle ekonomik ilişki ağını güçlü tutmak ve siyasal, toplumsal hareketliliği kendi lehine dönüştürmek. Kürdistan petrolünün uluslararası piyasalarda dolaşıma sokulması bunun kanıtıdır. Bu hareketliliğin, komşusu Türkiye gibi dışarıdan petrol ve doğalgaz ithal eden bir ülke ile canlılık kazanması ayrıca önemlidir. Dış politikada yürütülen bu çalışmalar Kürdler ile bölgesel güçler arasında yeni bir dönemin de başladığını gösterir.

Sayın Mesut Barzani’nin son birkaç ay içinde devlet düzeyinde gerek iç ve gerekse de dış politikada yürüttüğü diplomatik faaliyetler, enerji antlaşmaları dikkate alındığında, bahse konu Kürdistan jeopolitiğine ve ulusal vizyona uygun adımların atıldığını görürüz. Öte taraftan, bu hedefler çerçevesinde daha güçlü bir politika belirleme sürecine girilerek hem bölgesel ve hem de küresel ‘think tank’ kuruluşlarıyla doğrudan veya dolaylı bir iletişim ağı sağlanmıştır. Gelinen bu noktada özelde Bölgesel Kürd Hükümeti’nin genelde ise diğer parçaların sağlıklı bir sonuca ulaşabileceği kanaati var.

[email protected]
Bu makale toplam: 9301 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:48:54
Etiketler: İrfan Burulday, , Çarmıhtan, Bağımsızlığa, Kürdler, Ortadoğu, Güeny, Devlet, Suriye, ırak
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
İrfan Burulday
Yazarın Önceki Yazıları
Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x