Kürd Aydını Üzerine
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Kürd aydınlanmasında Kürd aydının rolü nedir? Kürd aydını sözkonusu olduğunda bu aydınlanmanın gerçekten bir Kürd aydınlanması mı, yoksa Osmanlı ve Cumhuriyet aydınlanması mı? Çünkü ortada Kürdler’e özgü bir aydınlanma.
İrfan Burulday
26.05.2014 | 13:47
Makaleyi Paylaş
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Kürd aydınlanmasında Kürd aydının rolü nedir? Kürd aydını sözkonusu olduğunda bu aydınlanmanın gerçekten bir Kürd aydınlanması mı, yoksa Osmanlı ve Cumhuriyet aydınlanması mı? Çünkü ortada Kürdler’e özgü bir aydınlanma felsefesi ve modernleşmeden söz edilemez. Zira gerek Osmanlı ve gerekse de Cumhuriyet döneminde birçok Kürd aydını Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi aydınlanmasında rol almıştır.

Dolayısıyla konuya ilişkin çalışmaların merkezine iki ana düşünceyi koymuştur: Osmanlıcılık ve Türkiyelilik. Tanzimat, Islahat ve I-II Meşruiyet’in ilanında birçok Kürd aydını rol üstlenmiştir. Bununla beraber az sayıda Kürd aydını müstesna hiç biri, Kürdistan ne olacak ve onu nasıl bir gelecek beklediği konusunda bağımsız bir ana-akım düşünce geliştirememiştir.

Peki, nedir Kürd aydınını böylesi bir düşünceye iten illet? Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, bu tip sorular ve bu sorular ekseninde ileri sürülen çözüm önerileri Saidi Kurdi gibi dönemin İslamcı aydını, Batı’ya karşı Osmanlı devletinin toprak bütünlüğünü savunmacı bir reflekse yönlendirmiştir. Dolayısıyla şunu çok açıkça söylemek gerekirse ne Saidi Kurdi, ne de dönemin Kürd aydınları, Kürdistan coğrafyasını merkeze alan bir aydınlanma hareketi geliştirmiştir.

Kürd aydınının bireysel çabaları elbette olmuştur, ancak bu çalışmaların Kürdistan’da ulusal-milli bir dinamik yarattığını söyleyemeyiz. İslâmcı aydın gibi laik seküler aydın da İslâmcılık ve Osmanlıcılık çelişkisinden kurtulamamıştır. Halbuki Kürdistan tarihine ilişkin en basit bir okuma bile, Osmanlı ve Türk devletinin Kürdistan milletine yönelik tahribatında kullandığı temel saiklerin neler olduğunu bilir. Osmanlı devletinin ittifakını, bütünlüğünü ümmet veya bir başka enstürman adına savunurken, Kürdlerin millet olmaktan kaynaklı haklarının örtbas edilmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalındı ve Kürdler “Batı’ya karşıyız, halifenin yanındayız” düşüncesinin kurbanı edildi. Bir nevi Kürd aydını Kürdlerin ulusal geleceğine ilişkin yaşanan tarihsel fırsatları değerlendirmemiş oldu.

Osmanlı aydınları gibi Kürd aydınların da en temel amacı çökmekte olan devleti kurtarmaktı. Bu sebeple birçok Kürd aydını dönemin İttihatçılarıyla birlikte hareket etmiştir. Bu aydınların bazıları Batılılaşmayı öne çıkaran modernsitlerle birlikte hareket etmiş ve Osmanlı’nın Batı ile bütünleşmesi gerektiğini savunurken, bazı kesimler (Yeni Osmanlılar) de Batı’nın sadece teknik, teknolojik yönlerinden yararlanmayı öneriyordu. Kuşkusuz Saidi Kurdi’de bu düşüncenin en aktif savunuculardan biriydi.

İster modernist Batıcı ittihatçılar olsun, isterse de Yeni Osmanlılar olsun, her iki ana-akımın da en temel misyonu ayrılığa, ayrışmaya karşı devleti kurtarmaktı. Bu konunun bugün de Kürd aydını tarafından tartışıldığını söylersek abartmış olmayız. Nitekim bugün de Kürd aydını devletin iyi yönetilmediğini söylüyor ve bu anlamda bir demokratikleşmenin kaçınılmaz olduğunu dile getirmektedir.

Diğer bir deyişle, Kürd aydınına göre Osmanlı devleti iyi yönetilmiyordu ve dolayısıyla buna müdahale edilmeliydi. Abdullah Cevdet, İshak Sukûti ve Saidi Kurdi gibi daha birçok Kürd aydının en temel meselesi de buydu. Modernist-Batılılaşmadan yana olan Kürd aydını ve Yeni Osmanlıcılık yanlısı Kürd aydın profilini bugün olduğu gibi o dönemin her alanında görmek mümkündür. Günümüz Kürd aydını bu çelişkilerden bugün kurtulmak zorundadır
Bu makale toplam: 9356 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:44:06
Etiketler: İrfan Burulday, Kürd, Aydını, Üzerine, Osmanlı, Cumhuriyet, Tanzimat, İslamcılık, Halife,
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
İrfan Burulday
Yazarın Önceki Yazıları
Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x