Savrulma mı, Demokratikleşme mi?
Kürdistan’da yaşanan son gelişmeler anlayabilen herkes için öğretici sonuçlar üretiyor.
İrfan Burulday
29.05.2014 | 18:30
Makaleyi Paylaş
Kürdistan’da yaşanan son gelişmeler anlayabilen herkes için öğretici sonuçlar üretiyor. Dün demokratik açılımdan, demokratikleşmeden, kardeşlikten bahsedenler, bugün kendini merkeze alarak anti-demokratik uygulamalar yapmaya teşne hale gelmiş durumda. Manevra, taktik adına ileri sürülen birçok şey bugün korkunç bir tutarsızlığa dönüşmüştür. Yaşanan gelişmelere bakıldığında Kürd siyasal düşüncesinde tutarsız ve pervasız bir savrulma yaşandığını görüyoruz. Elbette böylesi durumlar tarihsel, toplumsal ya da bireysel düzeyde ortaya çıkar. Kürd siyaseti buna benzer trajik, komik ve dramatik sayılabilecek yüzlerce durum yaşamıştır. Bir kez şunu kabul etmeliyiz ki; Kürd siyasal düşüncesinin geleceği endişe yaratıcı.

Öte taraftan toplum olarak siyasal ve sosyal zeminde önemli bir değişim yaşıyoruz. Sözkonusu bu değişim, toplumun siyasal hareketlere bakışında da önemli değişiklikler yaratmış durumda. Her şeye rağmen, toplumda bazı gelişmelere ilişkin hayır denilebilecek bir irade oluşmuş/oluşmaktadır. Hem toplum ve hem de Kürd siyasal düşüncesi açısından bu son derece önemli bir gelişmedir.

Bugün toplum bu siyasal hareketlerin periferisinde kalmayı reddetmiş ve kendi iradesinin dışında bazı kararlara karşı doğrudan tavır almıştır. Zira toplum, Kürd siyasetine tanımış olduğu temsiliyet yetkisini sorgular bir pozisyona gelmiştir. Kürd demokrasisi açısından bu, önemli bir dönemin habercisidir. Siyasi aktörler toplumun istemlerine ve değişim taleplerine düzeyli bir şekilde yanıt olabilirlerse, toplum ile aralarında daha sağlam bir ilişki kurabilirler.

Öte taraftan taleplerin yanıtlanması ve ihtiyaçların giderilmesi konusunda atılacak her adım, temsil edilen paradigmayı daha güçlü kılar ve onu inandırıcı hale getirir.

Diğer bir deyişle, siyasi hareketler şayet alttan gelen bu toplumsal değişime kulak tıkayıp ve değişimin akışına rağmen, dayatmacı ve totaliter bir tutum içerisine girerlerse, ciddi bir tutarsızlık sergilemiş olurlar. Topluma rağmen hiçbir siyasal düşüncenin başarılı olunamayacağı gerçeği bu konuya önemli bir örnektir. Nitekim tarihin olduğu gibi toplumunda bir diyalektiği ve geometrisi vardır. Demokratikleşerek demokrasi olunamayacağı gibi, toplumun, öznesi olmadığı bir siyasal hareketin de demokratik olunamayacağı gerçeğini görmeliyiz. Dolayısıyla değişim ve gelişimin öznesi de nesnesi de toplumdur.

Şimdilik görebildiğimiz kadarıyla Kürd siyaseti, çeperden (toplumdan) gelen taleplerin karşılanması başta olmak üzere, siyasal farklılığa ilişkin gelişmeleri kendisi için bir tehdit olarak algılamaktadır. Bu nedenle gerek toplum ve gerekse de siyasal farklılığa karşı savunma pozisyonuna geçerek şiddet ve baskı yöntemini kullanmaktadır. Böylece eski usul sistem anlayışını devreye sokarak gelişmelere karşı sert bir tavır takınmaktadır.

Bu çelişkiden kurtulabilmenin iki yönü vardır. Biri siyasal çoğulculuk ve toplumsal talepler üzerinden katılımcı bir alanın oluşturulmasına gayret etmek, ikincisi sosyal, kültürel ve siyasal dönüşümün gelişip serpilmesi için yarattığı korku duvarının kaldırabilmek, yani toplumsal ve siyasal değişimi kabullenmek…
Maalesef Kürd siyasetinin bu barikatı tek başına aşması olanaksız görülüyor.

Kürd siyaseti (PKK) son dönemlerde yaşanan önemli gelişmeler karşısında kendini merkeze alan tekçi-totaliter bir siyaset izlemektedir.“Türkiyelileşme” ve demokratikleşme adına ayakları havada ve bizatihi kendini çözülür pozisyona getirmiş olan Kürd siyaseti, varlığını ve meşruiyetini tepeden tırnağa sorgular hale getirmiştir.
Bu makale toplam: 8994 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:50:40
Etiketler: İrfan Burulday, Savrulma, Demokratikleşme, Kürdistan, Antidemokratik, Toplum, Kürd, Totaliter, Pkk
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
İrfan Burulday
Yazarın Önceki Yazıları
Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x