Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler
Her siyasal hareketin düzlemi kendisinin oluşturduğu kavram dizgelerinden oluşur.
İrfan Burulday
24.11.2014 | 13:41
Makaleyi Paylaş
Her siyasal hareketin düzlemi kendisinin oluşturduğu kavram dizgelerinden oluşur. Kavramlarla örülen yapı, kendi içinde bir tutarlılık gösterir. Bu tutarlılık, o hareketin etkinlik alanındaki çözüm çabalarının bir sonucudur. Çözümün düzeyini belirleyecek olan bu kavram dizgeleridir. Bu kavramların kapsamına girmeyen olaylar, olgular ve faaliyetler gerçek dışıdır.

Kavramlar siyasal bir hareket ile temsilini üstlendiği toplum arasında iletişimsel bir dil oluşturur ve bu dilin yansıma alanı siyaset, hukuk ve bu eksende yürütülen sosyo-politik ve sosyo-kültürel tasarımlardır. Her kavram bir bildirimdir, zira siyasal hareketleri varkılan ve onlara ulusal dinamizm katan bu bildirimlerdir.

Feodal toplumlarda toplum ile merkezi yapı arasındaki iletişim üstenci olmakla beraber pederşahidir. Yani toplumu merkeze bağlayan en etkin dinamizm akrabalık ve aşiret ilişkileridir. Modern ulusal hareketlerde ise bu bağ temsiliyet ve bu temsiliyeti sağlayan toplumsal sözleşmelerdir. Öyleyse ulusal hareketlerin meşruiyet kaynağı toplum ve onun ulusal sorunlarına karşı geliştirdiği çözüm eksenli arayışlarıdır.

Meşruiyetin sadece toplum adına yürütülen bir savaş idrakine dayandırılması ulusal hareketlerin sıkça dile getirdiği bir şeydir. Oysa savaş iddiası tek başına topluma karşı bir meşruiyet hakkı doğurmaz. İster demokratik düzeyde yürütülen siyaset, isterse fiili olarak yürütülen bir savaşın oluşturacağı alanın meşruiyeti, ancak hukuki bazı normların ikame edilmesiyle mümkündür. Diğer bir deyişle ulusal hareketler ile toplum arasında hukuki, anayasal bir bağın oluşması gerekir.

Ulusal hareketler her ne olursa olsunlar de-fakto bir devlet, özerklik, federasyon hükmündeler ve dolayısıyla dayandıkları bu siyasal statüye uygun hukuki formlar oluşturmak durumundalar. Toplum ile ilişkileri, siyasal düzenlemeleri, ekonomik gelişmeleri, yargı ve yürütmeye yönelik uygulamaları ancak bu formlar üzerinden inşa edebilirler.

Bugüne değin Kürdistan’da faaliyet gösteren ulusal hareketlerin toplumsal ilişkileri baz alan ve sorunların çözümü noktasında hukuk eksenli bir çaba içerisinde olduğuna rastlanılmadı ve değeri değişen ya da gerek duyulan yeni sabit düzenlemeler hayata geçirilemedi. Daha doğrusu uluslararası alanda ulusal mücadele veren diğer ulusal hareketler gibi hukuki formlar (ulusal meclis-kongre) üretilemedi.

PKK başta olmak üzere diğer ulusal hareketler, Kürdistanı merkeze alan ve buradaki toplumsal, siyasal gelişmeleri hatta egemen düzenle siyasal, politik ilişkileri belirleyen bir iç hukuktan veya hukuki bir töz’den yoksun hale geldiler. Üstüne üstlük ulusal politikayı temellendirecek olan “politik olan”ı deopolitizasyon sürecine sürüklediler; dolayısıyla Kürdistan meselesini bu sürecin dışında bırakarak içkin bir kamu hukukunu merkeze alan siyasal mücadele dinamiğinden yoksun kaldılar. Öte taraftan siyasi, kültürel ve eko-politik bazı kazanımların hiçbiri hayata geçirilemedi.

Mevcut siyasal sistemin demokratikleşmesi konusunda önemli adımlar atan ulusal hareketler, sözkonusu kendi toplumsal demokrasileri adına katı örgütlülüğü aşmak için hiçbir adım atamamış oldular. Aslına bakmak gerekirse Kürdistan’da inşası mümkün bir hukuki düzen, toplumun sosyal, dini ve siyasi dokusunu tahrip etmeden yapılabilir.

Son on yılda yaşananların kritik önemi dikkate alındığında bunun olabilirliği konusunda önemli fırsatlar doğmuş olduğu görülür. Söz konusu bu hukuk, hem ulusal hareketleri hem de ulusal hareketlerle yakından uzaktan bağlı olan toplumda da ciddi bir değişim sürecini tetikler ve böylelikle halkın bu hareketler etrafında kenetlenmesini mümkün kılar. Bu da bir tür süreklilik içinde devrimsel bir dönüşüm algısı yaratır. Elbette bunun için Kürd ulusal hareketlerinin vesayetçi zihniyetin dili ve tasavvurlarını bir kenara bırakarak içsel bu değişim ve dönüşüm gerçeğiyle öncelikle yüzleşmeleri gerekiyor.

Bir ikincisi doğal olarak hakkı varsayılan egemenlik, toprak ve yönetme talebini gündemine almalı. Zira hukukun ihtiyaç duyduğu şey toprak ve egemenlik temelli bir siyasal talebin olmasıdır. Bu tür bir yeniden anlamlandırma, mevcut devletin gerçeklerle uyuşmayan baskısından kurtulmasını sağlar ve gerek toplumsal, gerekse de uluslararası bir meşruiyet hakkı elde etmiş olur.
Bu makale toplam: 4872 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:47:24
Etiketler: İrfan Burulday, Ulusal Birlik, PKK, Ulusal Meclis, Kongre
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
İrfan Burulday
Yazarın Önceki Yazıları
Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x