Domino Etkisi
Şii liderin bağımsızlık referandumuyla ilgili görüşleri şu anlama gelmektedir: Kürdlerin geleceğiyle ilgili birsorun söz konusu olduğu zaman, burada karar verici olan başta Irak’tır. Elbette, Türkiye, iran, Suriye gibi devletlerin karar veme hakları da vardır. Bu konuda Kürdlere söz düşmez.
İsmail Beşikci
23.07.2017 | 10:14
Makaleyi Paylaş

Şii Ulusal Konseyi Başkanı Seyyid Ammar El Hekim, 16 Temmuz 2017 günü Bağdat’da  yaptığı bir konuşmada Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde, 25 Eylül 2017’de yapılacak referandumun bölgede domino etkisi yaratacağını söyledi.

Şii Lider, Kürdlerin Irak’tan  ayrılmasının,  tüm  bölgede bölünme tusunamisi yaratacağını vurguladı. Irak Yüksek İslam Konseyi Başkanı Seyyid Ammar el Hekim, referandum  kararınıın  geri alınmasını ve iptal edilmesini de istedi .Şii liderin bağımsızlık referandumuyla ilgili görüşleri şu anlama gelmektedir: Kürdlerin geleceğiyle ilgili birsorun söz konusu olduğu zaman,  burada karar verici olan başta Irak’tır. Elbette, Türkiye, iran, Suriye  gibi devletlerin karar  veme hakları da vardır.  Bu konuda Kürdlere söz düşmez.

Kürdler için ne doğrudur, ne yanlıştır, ne  yararlıdır, ne zararlıdır,  ne iyidir, ne kötüdür… bunları belirleyecek olan Kürdleri yöneten devletlerdir. Kürdler, bunları belirleyecek olgunlukta değildir. Biz, Kürdler için neyin doğru, neyin yararlı, neyin iyi olduğunu söylüyoruz. Referandumun, Kürdler için doğru olmadığını, yararlı ve iyi olmadığını söylüyoruz. Kürdlerin bizi dinlemekten başka seçeneği yoktur.

Irak Yüksek İslam Konseyi Başkanı Seyyid  Ammar el Hekim  aynen bunu söylemek  istiyor. Bunu söylerken de İran, Türkiye, Suriye  adına da konuştuğunu anlamak kolaydır.

Şii lider, Ammar el Hekim, Kürdlerin kendi geleceklerini belirleme yolundaki çabalarını böyle değerlendiriyor.  Ortadoğu’nun başka bir sorununda, Filistinli Arapların kendi geleceklerini belirleme konusunda yürüttükleri çabalar için şüphesiz çok zıt sözler söyleyecektir. ‘ Filistinlilerin, İsrail karşısında, kendi  geleceklerini belirleme konusunda yürüttükleri mücadeleye  elbette çok saygılıyız. Bu çabaları sonun kadar destekliyoruz,’ gibi…  Burada Arap ı rkçılığı, Arap  ayrımcılığı çok çarpıcı  bir şekilde kendini açığa vuruyor.

Şii Lider Seyid Ammar el Hekim’in sözleri, Kürdlerin, Kürdistan’ın içinde bulunduğu durumu anlatması bakımından önemlidir. Bu açıklama bir bakıma, Kürdlere yapılan tarihsel haksızlığın da itirafı olmaktadır.

1920’ lerde, Milletler Cemiyeti döneminde, Yakındoğu’da, Ortadoğu’da bir statüko kurulmuş ama bu statüko  Kürdlere bir statü vermemiştir. Buna Sykes-Picot statükosu denebilir. Sömürge bir statüdür, Kürdler, Kürdistan sömürge bile değildir.

1920’lerde, Ortadoğu’da birçok devlet kurulmuş. Bu devletler arasında çeşitli anlaşmazlıklar, sorunlar var.  Kürdler/Kürdistan bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış. Bu devletler arasında Kürdistan, bunları

birbirine bağlayan çimento  görevi  görmüş.  Kürdlerdeki, Kürdistan’daki bir kıpırdanma, bu devletleri yapıştıran çimentonun etkisini kaybetmesi, bu devletlerin dağılması anlamın geliyor. Referandum, bu siyasetçiler tarafından böyle değerlendiriliyor.

Bu devletlerin her biri için statükoyu  sürdürmek çok önemli bir konu. Yüksek İslam Konseyi Başkanı Ammar el Hekim, Syekes-Picot statükosunun aynen sürüp gitmesini istiyor. Bunun yolu da kendisi için İstediğini Kürdler/Kürdistan için katiyen istememek oluyor. Kürdlerin/Kürdistan’ın  bölünmüş, Parçalanmış, paylaşılmış durumu aynen sürüp gitsin… deniyor.  Kürdler/Kürdistan bir statü sahibi olmasın deniyor…Sünni İslam da Şii İslam da aynı şeyleri düşünüyor. Sünni İslam, Saddam Hüseyin döneminde, Kürdlere çok büyük zulüm yaptı.  .Bu sadece Saddam Hüseyin döneminde değil, Irak’daki bütün iktidarlar döneminde böyle oldu. Bugün, Irak’daki Şii iktidarın,  Irak Yüksek İslam Konseyi, Irak Şii Ulusak Konseyi gibi siyasi iktidara talip olanların referandum karşıtlığını dile getiren açıklamaları, ‘aynı zulmü biz de yaparız…’ tehdidini de içeren açıklamalardır. Kürdler’e, Yakındoğu’da, Ortadoğu’da, zulüm yapan devletler, hala zulüm kurgulayan devletler,  hep Müslüman devletllerdir. Sünni İslam’ın veya Şii İslam’ın iktiadar olması, zulümde bir değişiklik yaratmıyor..

Saddam Hüseyin,  Kürdistan petrolünden elde ettiği gelirin bir kısmıyla, savaş araç ve gereçleri alırdı, Savaş uçakları, Zırhlılar, zehirli gazlar, mayınlar vs. Kürdistan’a bunları gönderiridi. Örneğin, ‘en zehirli gaz hangisidir, deneylerinde  çok para harcandı. 1983-1988 arasında, hem zehirli gazların ham maddelerinin alımında,  hem üretiminde, bu konuda çalışan uzmanlara çok para harcandı. Sovyetlere Birliği’nden gelen 72 uzmanın bu konuda çalıştığı biliniyor. Bunlar, Kürdistan’ı yakıp yıkan politikalardı. Kürdler bu uygulamalardan şüphesiz çok mağdur oldu. Ama bu politikalar enfal, soykırım, Irak ‘ı hiçbir zaman  ihya etmedi,  Irak, hala birçok sorun yaşayan bir devlet… Daha doğrusu, artık Irak  diye bir devlet yok…

Aşağıda belirtilen kitaplarda, bu konuda önemli, ayrıntılı anlatımlar var: Irak’ta Soykırım, Kürdlere Karşı yürütülen, Enfal Askeri Harekatı,,  Ortadoğu, İnsan Hakları İzleme Örgütü,  çev. Ümit Aydoğmuş,  Avesata, 2001 İstanbul Kennet R. Timmerman, Ölüm Lobisi,, Batı Irak’ı Nasıl Silahlandırdı? Çev. İbrahim Bingöl, Avesta, 2002 İstanbul Kenan Makiya, Vahşet ve Sessizlik, Savaş, Diktatörlük, Başkaldırı ve  Arap  Dünyası, Çev. Arif Karabağ,, Avesta 2002, İstanbul Jonathan  C. Randal,, Bunca Bilgiden Sonran Ne Bağışlaması, Çev. Faysal Nerse, Avestas, 1998, İstanbul Irak yöneticileri, hala, bu tür politikalarla, Kürdlerii dize getirebileceklerini düşünüyorlar. Irak yöneticilerinin, bu tür politikaların yaşam bulamayacağını  artık anlamaları gerekir. Kürdlerde de,Kürdistan da da bu konularda yoğun bir bilinç gelişmiştir. Bu bilincin gün geçtikçe  yoğunlaştığnın,, yaygınlaştığının  bilinmesi önemlidir.. Kürdleri mağdur ederek Iarak’ı ihya etmek artık mümkün değildir.

                                                                          ***.

Irak Yüksek islam Konseyi Başkanı Seyyid Ammar El Hekim, ve Kürdlerin Iarak’tan ayrılıp bağımsızlık ilan etmelerine karşı olan diğer siyasetçiler sık sık İslam kardeşliğinden, ümmet kardeşiliğinden söz   ediyorlar. Enfal, Halepçe, Kürd soykırımı dile getirildiği zaman da, ‘yine yaparız…’ gibi, Kürde nefretlerini dile getiren sözler söylüyorlar. Bu kem  sözleri susturmanın, etkisiz bırakmanın tek yolu, 25 Eylül 2017 de, referandumun gerçekleştirilmesidir.  % 80-85 civarında olumlu oy, bunların sesini kesecek etkisiz bırakacaktır.  

Not: Yaşar Abdüsselamoğlu, Domino Etkisi başlıklı bir yazı yayımladı. (bas, Sayı 27, 17-24 Temmuz 2017, s.9) Yaşar hoca, bu yazısında, referandumun muhtemel etkilerini analiz etmektedir.

Bu makale toplam: 12297 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:23:02:25
Etiketler: ismail beşikci
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
İsmail Beşikci
Yazarın Önceki Yazıları
Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x