Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir
Platon der ki; “Ben Zerdüşt’ün öğrencisiyim”…
Muazzez (Heja) Baktaş
06.08.2017 | 00:40
Makaleyi Paylaş

Bu beyan bile Yunan medeniyetinin ve dolayısıyla bütün Batı medeniyetinin kökünün neye dayandığını göstermeye yeter ama biz yine Kürdistan tarih yazımına devam edelim.

Bıkmadan usanmadan tekrarlamaya devam edeceğim en önemli olgu şudur; Dünya tarihi ve medeniyeti yazılırken, Dünya medeniyetinin ortaya çıkış yeri olan Mezopotamya anlatılırken en önemli halka olan Kürtler ve Kürdistan “yok sayılarak” ortaya atılan teorilerin hemen hemen hepsi eksik veya yanlıştır.

Ve Kürtler de bu yanlışın devamına egemenlerin ve batılıların bakış açısından bakarak katkıda bulunmaktadır.

Şimdi basit bir egzersiz yapalım.

Mezopotamya’nın kelime anlamı ne demektir.

Hep derler ya Fırat ve Dicle nehirlerinin arasındaki topraklardır Mezopotamya.

Peki burada kimler yaşamaktadır.

İşte doğrusunu yazınca gerçek ortaya çıkmaktadır.

Yani Mezopotamya yerine “Mezra-Bota” veya “Mezra-Botan” yazınca Kürtler uyanacaklardır.

Yani Botilerin veya Botanlıların yeri anlamına gelmektedir. Botilerin Kürtlüğü herhalde tartışma konusu olmayacak denli bir gerçektir.

Sümerler, Akadlılar, Elamlılar, Babilliler, Asurlular ve beri yanda Fenikeliler, Kenanlılar ve Anadolu’da ise Hattiler, Frigliler, Lidyalılar ve diğerleri hep Mezopotamya kökenli halklardır.

Bunların hepsi de akrabadır.

Tarih sahnesinde hiçbirisi yok olmamışlardır ekseriyeti Kürdistan topraklarında hala yaşamaya devam etmektedirler.

Geleceğiz İbranilere, Filistinlilere ve Araplara ama önce Yunan medeniyetinin kökenine bakacağız.

Geçen yazımdaki bir alıntıyı tekrar yazacağım.

 

"Yunan medeniyeti de hicret eden Kürtler’in kurduğu bir medeniyettir. Kürtlerin Yunana gitmeleri ile başlamıştır. Hepsinden önemlisi ve açıkçası çağdaş Amerikan medeniyetidir. Çok ilginçtir, hiçbir zaman Dicle ve Fırat arasındaki yörede Beynen Nehreyn'den Batı söz etmiyor. Çünkü bundan söz ederse geliştirdiği bütün nazariye bir anda boşa çıkacaktır. Oysa bütüncü bir gelişme seyri vardır. Daha önce dediğimiz gibi Yunan medeniyetinin kaynağı Kürtlere dayanır. Kürtler iki nehir arasında yaşamaktadır. Mezopotamya, dünyanın kültür, medeniyet ve felsefenin merkezidir. Riyazî bilimlerin ilk gelişme gösterdiği yer bu iki nehir arası bölgedir."  Dr. Ali Şeriati

Aynen böyle olmuştur.

Bütün Yunan uygarlığı aslında şekil değiştirmiş Kürt uygarlığından başka bir şey değildir.

Kürtler Batı uygarlığını iki türlü oluşturmuştur.

Birincisi Batı Anadolu ve Yunan’a göç eden Kürtler burada bildiğimiz Yunan medeniyetini inşa etmişlerdir.

İkincisi ise; kaybolmaya ramak kala Yunan medeniyetinin en önemli eserlerini hem Aramiceye hem de Kürtçeye tercüme ederek ilk önce İslam Rönesanssının akabinde ise Avrupa Rönesanssının ortaya çıkmasına yol açmışlardır.

Bakın yine bütün batılı kaynaklar ısrarla Yunan klasiklerinin haçlı Seferleri sırasında Süryaniceden Avrupa dillerine tercüme edildiğini belirtmektedirler.

Evet Aramice ve Süryanice bu anlamda önemli bir köprü vazifesi görmüştür ama asıl çeviriler hem Arapçaya hemde Avrupa dillerine Kürtçeden yapılmıştır.

Ve Yunan klasiklerinin hala da bazı kısımlarının tam olarak açıklanamamasının en önemli nedeni bu klasiklerin önce Kürtçeden Arapçaya çevrilmesi ve Batılıların Arapça çevirileri temel alıp oradan tekrar tercüme etmelerinden kaynaklanmaktadır.

Çünkü Araplar dini hassasiyetlerden ötürü “Pagan” olarak gördükleri bu medeniyete ait klasiklerinin tam çevirilerini yapmamışlardır.

Ama tam çeviriler Kürtçede mevcuttur.

Özellikle Komagene İmparatorluğu en önemli köprü işlevini İsa’dan önce görmekle beraber Haçlı Seferleri sırasında kurulan Edessa İmparatorluğu bir diğer önemli uygarlık taşıyıcısı işlevini yerine getirmiştir.

Batı uygarlığı Yunan medeniyeti üzerine inşa edilmiştir.

Batının dini olan Hıristiyanlık en çok Yunan Felsefesi ile tekrar harmanlanarak biçimlendirilmiştir.

Batı sanatı, felsefesi, tiyatrosu, heykeli, matematiği ve rasyonelliği yine Yunan medeniyeti üzerine inşa edilmiştir.

İşte bütün bu medeniyet “Mezra-Botan’dan” Ege’nin iki kıyısına göç eden Kürtlerin inşa ettiği bir medeniyettir.

Yine basit bir soruyla tezimizi açıklayalım.

Batı dillerinin ortaya çıkış tarihleri ne zamana denk gelir?..

İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça ve diğerleri!..

Eminim ki özellikle bizim Kürtlerin büyük çoğunluğu bu dillerin kökeninin çok eski tarihlere dayandığını düşünmektedirler.

Bu çağdaş Batı dillerinin ortaya çıkışı ve ilk yazılı kaynaklarının tarihi 10.ve 11 yüzyıllara aittir.

Yani ortalama olarak 1000 yıllık bir geçmişleri bulunmaktadır.

Peki nasıl olur da bütün Avrupa’da diller 11. Yüzyıla doğru şekillenirken Yunanca ta İsa’dan önce 800’lü yıllara kadar dayanabilmektedir.

Bütün bir kıta bir yana Yunanlılar bir yana nasıl olur?

İşte cevabı yazdıklarımızdadır.

Yunanca denilen dil tamamen Kürtçeye dayanmaktadır.

Ve akabinde Romalıların dili olan Latince de Yunancadan türemiştir.

Sadece dil mi?..

Elbette ki hayır…

Bütün Yunan Tanrıları Mezra-Botan kökenlidir.

Zeus’tan tutun da diğer tanrılar Panteonunda yer alan bütün tanrılar Mezra-Botan tanrılarının isim değiştirmiş hallerinden başkası değildir.

Sadece tanrılar mı?.. Bütün Yunan Mitolojisi ve efsanelerinin kaynağı Mezra-Botan’dır.

Dil, din, mitoloji, efsaneler ve dahası da var.

Yunan klasiklerinin tümü Mezra-Botan kültüründen etkilenerek yazılmışlardır.

Site devletlerinin kökeni ve Yunanlıların kendi coğrafyalarında “aşiretler” biçiminde örgütlenmelerinin temeli de yine aynıdır.

Söz konusu olan, Ateşe tapma, “Semboliktir.” burada Ateş, “Bilgiyi” temsil eder. Âdem Kıssası Talim-i Esma unvanı “İlimdir.”  Prometheus’un çaldığı “ateş” de “bilgiyi” temsil eder. Prometheus Hikayesi de, Âdem kıssasının bozulmuş halidir. Zerdüştiliğe nispet edilen mecusilikteki anlamı burada kast edilen “Bilgi”dir. Zerdüştilikten önce veya sonra ateşi kutsayıp onda ilahî bir öz gören Ari toplulukları kast edilmiştir. Bu Ari toplulukları, ateş unsuruna diğer tüm unsurlara üstün gelen yüce bir değer biçmiş olmalarıdır. Kürt kültür ve edebiyatında da, ateş birçok konuya simge olmuştur. Bu “Ateş” veya “Nur” unsuru bütün dinlerde de söz konusudur.

Yunan mitolojisinde, büyük tanrı Zeus’un, Kurdistan’dan sonra Yunanistan’a gelmiştir. Buna göre, Beynunnehreyn’den “Kürtlerden” gelen ve oradan da Yunanistan’a yansıyan Zeus isimli tanrı, kültür ve medeniyetin sembolüdür. Ortaya konan bu gerçeklerle, Atina’nın Kürtlerden gelen, mirasının varisi olduğu ortaya çıkıyor.

Bu alıntı yine kafası hala karışıklar için yazıya eklenmiştir.

Meşhur Troya Savaşı’nın nedeni olarak görülen efsanenin Mezra-Botan versiyonu şöyledir.

- «Mezopotamya’nın kadın olarak kişileştirilmiş şekli

Mesopotamia - bir Aphrodite rahibinin kızı

ve Euphrates ile Tigris’in

yâni FIRAT ve DİCLE’nin

kızkardeşi olduğu

doğduğunda güzellik İlâhesi Aphrodite

ona olağanüstü bir güzellik bahşetti

üç delikanlı MESOPOTAMİA ile

evlenmek istedi - bunun üzerine

dürüstlüğüyle maruf Bakharos’un hakemliği

Mesopotamia - delikanlılardan birincisine bir kupa

ikincisine başındaki tacı

üçüncüsüne gelince - öpücük

Bakharos anladı ki onun gönlü

üçüncüsünde - onun lehine karar

ama delikanlılar buna razı değil

bunun üzerine vuruştular

oldular üç ölü

ve MESOPOTAMİA bâkire kaldı!»

 

işte bu kadar basit…

Troya Savaşı Yunan edebiyatında nasıl anlatılıyor ve Mezra-Botan’dan esinlenen mitoloji nasılda birebir Yunan Mitolojisine aktarılmış bundan daha güzel bir örnek gösterilemez.

Kuşkusuz bu tezlerimizi bir makalede her yönüyle temellendirme şansımız olamaz.

Bu yazıları özellikle Kürdistanlılar birer “işaret fişeği” olarak algılasınlar ve üzerinde kafa yorsunlar.

Herkes kendi alanında Kürdistan Tarih yazımına katkıda bulunsa emin olun ki yakın zamanlarda şu an yazdıklarımıza gülenler de dahil olmak üzere bir çok kimsenin bakış açısı değişecektir.

Biz bu yazılarda Kürtlük romantikliği veya milliyetçiliği yapma peşinde değiliz.

Ama bütün dünyanın medeniyetin ortaya çıkış yeri olarak gördükleri Mezra-Botan’ın hakkını teslim etmekteyiz sadece.

Diğer devam yazılarda iddiamızı destekleyen bir çok konu daha olacaktır.

Bakın yazıya Platon’un bir sözü ile başladık.

Platon, Aristo, Sokrates, Heredot, Homeros, Hipokrat, Pisagor ve daha nicelerinin Kürt kökenli olduklarını iddia etmek öyle her babayiğidin harcı değildir.

Tekrar isteyenlere ev ödevi veya tarih ödevi vermek zorundayım.

Yunan klasiklerinin ilk Kürtçe çevirileri nerede bulunur biliyor musunuz?

Kürdistan medreselerini hemen gezmeye başlasanız doğru yoldasınız demektir.

Yunan klasikleri Kürtçe ve Yunanca orijinalleriyle İslam Kürdistan coğrafyasına yayıldıktan sonra bile Kürdistan medreselerinde okutulmaya devam edilmiştir.

Ve Klasik Yunanca ile Klasik Kürtçe arasındaki “benzerliklere” fazlasıyla şaşıracaksınız.

Ayrıca en ücra Kürdistan “mezralarındaki” “Melelerin” öğrencileri olan “Fakilere” kerpiç odalarda yüzyıllarca Platon ve Aristo’nun eserlerini öğrettiklerini öğrendiğinizde bir daha şaşıracaksınız. Üstelik Kürtçe ve Yunanca. Ve yanına Arapçayı da katarak üç dilli bir eğitimden bahsediyorum.

Yunan medeniyeti, dili, efsaneleri ve kültürü olduğu gibi Roma’yı inşa etmiştir.

Burada yine bakmamız gereken en önemli yer Bizans tır.

Çünkü Bizans sadece milattan önceki Mezra-Botan’dan değil, milattan sonraki Mezra-Botan’dan da etkilenmeye devam edecektir.

Kürdistan tarih yazımı ortalama olarak bin yıl boyunca Bizansla birlikte ele alınmalıdır.

Herkes yönünü Doğuya İran’a çevirmekle büyük bir hataya düşmektedir.

Çünkü Kürdistan Uygarlığı Doğu’dan çok Batıyı şekillendirmiştir.

Hem İslam hem de Avrupa Rönesanssının temel dayanakları Mezra-Botan’dır.

Doğudaki aydınlanma ve İndüs nehri uygarlığı ayrı bir inceleme konumuz olacaktır.

Ama önce Mısır ve Firavunlar…

Yani Kürtçesi “fir-evin”…

Bekleyin!..

Bu makale toplam: 10082 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:22:49:49
Etiketler: muazzez baktaş
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
Muazzez (Heja) Baktaş
Yazarın Önceki Yazıları
Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?
x